MARİNA AVM YARGIYA TAŞINDI


 

Büyükşehir Belediyesi CHP’li meclis üyesi Tuncay Gökçel’in girişimi ile, Marina AVM’de yaşanan usulsüz yapılaşmayı yargıya taşındı.

SONER AYDIN

Dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından 2011 yılında hizmete açılan Mersin Yat Limanı şimdilerde bağımsız bir Marina haline geldi. Gün geçtikçe büyüyen, içerisine lunapark, sinema salonu, spor alanları yapılan Marina AVM son olarak Büyükşehir Belediyesi ödemediği su borcu ile gündeme geldi. Kent kamuoyunda sık sık gündeme gelen ve yargının henüz el atmadığı Marina AVM’deki büyüme Büyükşehir Belediyesi CHP’li meclis üyesi Tuncay Gökçel'in girişimi ile yargıya taşındı. 

Mersin 2. İdare  Mahkemesi’ne açılan davada, ilk olarak yürütmenin durdurulması talep edildi. Marina’da ki büyümenin Kıyı Kanununa aykırı olduğun belirtilen dava dilekçesinde, “Mahkeme dava konusu ruhsatların dayanağı Çevre ve Şehircilik Bakanlık Makamı’nın 08/07/2013 gün ve 10758 sayılı olur’u  ile  644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname , 3621 sayılı  Kıyı Kanununun 7.maddesi  uyarınca  onaylanan -1- paftalık Mersin İli,Yenişehir İlçesi,1/1000 ölçekli Yat Limanı İmar Planı Plan Notu değişikliğinin dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planı paftalarını ısrarla ilgili makamlardan istemesine karşın ilgili makamlar göndermekten şimdiye kadar imtina etmişlerdir. Hukuka aykırı olduğunu iddia ettiğimiz, dava konusu ruhsatlara dayanarak inşaatları hızlı biçimde yapmaya devam etmişlerdir. Mahkemenin izni ile dava dosyasından temin edilen 1/5000 ölçekli yat limanına ait nazım imar planı paftası incelendiğinde,dava dosyasına sadece 17-18 –I-J paftasının gönderildiğini,ancak 1/5000 ölçekli nazım imar planına ait plan notlarının bulunduğu 17-18-KL paftasının gönderilmediğini keşfettik.Sayın Mahkemenin ara kararına istinaden ilgili kurumlar nezdinde 1/5000 ölçekli nazım imar planı paftalarına ulaşmak amacıyla tarafımızca yapılan araştırmalar neticesinde haklı davamızı tereddüte mahal vermeyecek şekilde sonuçlandıracak plan paftasına ulaşılmıştır” denildi. 

KAMU YARARI YOK
Söz konusu yapılaşmada kamu yararının olmadığı vurgulanan dava dilekçesinde, “Her ölçekteki imar planının ve bu planların şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olması gerekir. İdare hukukuna göre bütün idari işlemlerin nihai amacı kamu yararıdır. Bu açıdan bakıldığında kamu yararı çok geniş kavramdır. İmar planlarının da nihai amacı kamu yararıdır. Kamu yararı çoğu kez imar planı yapılacak alanın yapısına göre belirlenir.Somut olayda dava dosyasına sunduğumuz 1/5000 ölçekli yat limanına ilişkin 1/5000 ölçekli plan notunun 1.2.maddesine ‘’……bu tesislere ait toplam emsal yat limanının doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan arazilerin yüzde 5’ini geçemez……’’denmesine rağmen,mevzuata aykırı olduğu aşikar olan 1/1000 ölçekli plan notu değişikliği marifetiyle ‘’yat limanı olarak tanımlı alanda;ifadesine yer verilmek suretiyle planlama mevzuatına aykırılığı bir tarafa etik olmayan bir şekilde ,üst ölçekli nazım imar planında sadece doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan arazi tanımlamasına yer verilirken,yat limanı olarak tanımlı alan ifadesine yer vermek suretiyle emsal alanı yüzde 100 den çok  fazla hukuka aykırı biçimde artırmakta bir beis görmemişlerdir. Bu yönüyle de kamu yararına değil, yap-işlet formülüyle işleten şirket lehine işlem yapmaktan imtina edilmemiştir. Yine Kıyı kanununun uygulanmasına dair yönetmelikte yapılan değişikliğin esas amacı yat limanlarında konaklama tesisi yapılmasının kıyı mevzuatı kapsamında önünün açılması hedeflenmişken, Kıyı Mevzuatı’na aykırı biçimde alışveriş merkezi yapılmıştır. Bilindiği üzere plan notu değişikliğine dayanak gösterilen Kıyı Kanununun Uygulanmasına dair yönetmelikte yapılan değişikliğin amacı yat limanında konaklama tesislerinin de mevzuata uygun olarak yapılmasının önünü açmaktadır. Şimdiye kadar konaklama tesisinin yapılmaması somut olayda iddiamızı desteklemektedir, bu yönüyle de yapılan işlemin kıyı mevzuatına da aykırı olduğu aşikardır. 17-18-KL paftası plan notları ile yukarıdaki açıklamalarımız karşısında dava konusu işlemler keşif yapılmasına dahi gerek kalmadan açıkça hukuka aykırı olduğundan öncelikle dosya üzerinden yürütmenin durdurulmasına akabinde davamızın kabulüne karar verilmesi ile gereği arz ve talep olunur” ifadelerine yer verildi. 

   




Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER




 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA