SİYASET EKONOMİ SAĞLIK EĞİTİM YAZARLAR SPOR
 
 
 
 
image
Müslüm KAYA

Tarih : 8.8.2019 1  E-Mail : muslumkaya02@hotmail.com


ÖMER HAYYAM’DAN

 Ömer Hayyam doğum ve ölüm tarihleri çeşitli kaynaklara göre farklılık gösterse de XI.Yüzyılın ortalarında doğduğu XII.Yüzyılın ilk çeyreğinde öldüğü kabul edilen İranlı şair, felsefeci ve bilim adamıdır.

  Hayyam'ın rubâileri(dörtlükler) dilimize birçok kişi tarafından çevrildi. Ancak Sabahattin Eyüboğlu'nun çevirisi bunlar arasında en sevilenlerindendir.
  Avrupa, Ortaçağ'ı yaşarken İslâm dünyası IX-XII. Yüzyılları arasında bilim, sanat ve felsefe alanlarında "altın çağı" yaşamıştır. Ta ki İmam Gazali gelene kadar. Gazali'nin bilime ve felsefeye düşmanlığı sonrasında bilim, sanat ve felsefe Arap ve İslâm dünyasında uzun, upuzun -ta günümüze dek uzanan- bir uykuya yatmıştır.
  Sonuç: gerileme, adaletsizlik, yoksulluk, gelirler arasında uçurum, cehalet, kan, gözyaşı ve ölüm.
  İslâm dünyasının bilimde, sanatta, felsefede altın çağını yaşamasında Ömer Hayyam da bir kutup yıldızı olmuş, insanlığa yol göstermiştir. Üstün zekasıyla ve cesaretiyle şiirde harikalar yaratmıştır.
  Rubâi denilen nazım şeklini Divan edebiyatına kazandıran O olmuştur. Tek dörtlükten oluşan rubâileriyle derin ve felsefi düşüncelerini insanları sarsarak ve uykularından uyandırarak söylemiştir.
  Ömer Hayyam'ın dörtlükleri sadece Doğu dünyasında değil, Batı dünyasında da hak ettiği değeri görmüştür. Bu yönüyle Hayyam evrenselliği yakalamıştır.
  Tanrı inancına bağlı olmasına karşın, ham sofulardan fersah fersah ayrılan Şair Hayyam bir rubâisinde şöyle der:

  "Tanrım bir geçim kapısı açıver bana.
  Kimseye minnetsiz yaşamak yeter bana.
  Şarap içir, öyle kendimden geçir ki ben,
  Haberim olmasın gelen dertten başıma."

  Bir başka rubâisinde ise Ömer Hayyam zamanın dönek ruhuyla ilgili şikayetini şöyle ete kemiğe büründürür:

  "Ey zaman bilmez misin ettiğin kötülükleri?
  Sana düşer azapların, tövbelerin beteri.
  Alçakları besler, yoksulları ezer durursun.
  Ya bunak birisin ya da eşeğin biri."

  Diğer bir rubâisinde ise Hayyam cahillere ve cehalete yüklenir:

  "Yaşamın sırlarını bileydin,
  Ölümün sırlarını da çözerdin.
  Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok.
  Yarın akılsız neyi bileceksin?"

  Hayyam bu, sözünü esirgemez, korkmaz. En çok da dini gösteriş için ve kendi çıkarları için kullananlara veryansın eder:

  "İçin temiz olmadıktan sonra
  Hacı hoca olmuşsun kaç para!
  Hırka tesbih, post, seccade güzel
  Ama Tanrı kanar mı buna?"

  Şu yaz aylarında, tatile denk düşen bu sıcak günlerde Hayyam'ın rubâileri sizi anın sıcağından alır, derin ve felsefi düşüncelerin içine çeker.
  Var mısınız böyle bir yolculuğa?

Rubâilerin alındığı kaynak: "Ömer Hayyam, Dörtlükler-Rubailer, Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi, Türkiye İşbankası Kültür Yayınları, XXVI. Basım"




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 




  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2019 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA