Bazılarımız değil hepimiz erdemli olmalıyız! | Mersin Haberci Gazetesi
     
 
 
 
 
 

Bazılarımız değil hepimiz erdemli olmalıyız!


 

Daha iyi, güzel ve adil bir dünya için arayışta olan Yeni Yüksektepe Kültür Derneği Mersin Şube Başkanı Selveri Saniye Akçal, “Bu yolda erdemli yaşam tarzı; bazı kişilere armağan veya ödül olarak verilen bir yaşam biçimi değildir!” uyarısı yaptı.

Hediye Eroğlu

UNESCO’nun 2016’da ‘Aristo’ temasıyla kutladığı 25 Mayıs Dünya Etik Günü öncesi Yeni Yüksektepe Kültür Derneği Mersin Şube Başkanı Selveri Saniye Akçal, etiğin önemini gazetemize anlattı.

Kuruldukları 1989 yılından beri ‘daha iyi, güzel ve adi bir dünya’ vizyonu ile dünyayı bulduklarından daha iyi bırakmak için, felsefe, kültür ve gönüllülük konularında çalışmalar yaptıklarını aktaran Akçal, insanlığın felsefi, kültürel ve hümanist değerlerini tanıması ve geliştirebilmesi amacıyla, bireyin ve toplumun gelişimi için binlerce kültürel, sosyal ve felsefi etkinlikler gerçekleştirdiklerini kaydetti.

 

MUCİZE BEKLEMİYOR, BUGÜNÜN İNSANLARI OLARAK BUGÜNÜN SORUNLARINA ÇÖZÜMLER ÜRETİYORUZ

SORU: Ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Klasik tarz felsefe çalışan gönüllüleriz. Bir okul gibi geçmişten günümüze, insanın var oluşunun aşkane yolculuğunun peşindeyiz. İnsanlığa bırakılmış ebedi bilgelikten ilham alıyoruz.. Mucize beklemiyor, bugünün insanları olarak bugünün sorunların çözümler üretiyoruz. Buna da kendimizi tanımak ile başlıyoruz. Kötü insanlar değiliz ama bulunduğumuz nokta ile yetinmemek gerekiyor. Çünkü çok hızlı bir değişim çağı içerisindeyiz. Bu hızlı değişimde, daha az yalpalamak ve doğru kararlar alabilmek ve kendi yetenekleri keşfederek, bizden sonrakilere nasıl daha iyi bir dünya bırakabiliriz diye pencereler açıyoruz.

 

GÖKSEL BAĞLARIMIZ, DUYUMSAMALARIMIZ, HİSSİYATIMIZ, HOŞGÖRÜMÜZ ZAYIFLADI

SORU: 25 Mayıs Dünya Etik Günü olarak kutlanacak. Bizden sonrakilere daha güzel bir dünya bırakma yolunda etiğin önemi nedir?

Günümüz insanı, insana bütüncül bakıştan uzaklaştı. Ufkumuz daraldı. Göksel bağlarımız, duyumsamalarımız, hissiyatımız, hoşgörümüz zayıfladı. Öfke kontrolümüzü kaybettik, öfke patlamaları yaşıyoruz. Biz sadece öfke, sadece sorunlar değiliz. Çağımız da sadece sorun çağı değil. Hepsine çözüm bulmak istiyorsak, bulabiliriz. Bunun için bütüncül bakmalı, insanı insan yapan değerler sistemi dediğimiz etiği, doğru anlayıp, yaşamımızda uygulamamız gerekiyor. Etiği felsefede erdemler olarak tanımlıyoruz ve erdemleri insanın merkezine koyduğumuzda zaten iyidir. Başka sıfat istemez. İnsanın temeli etik ve ahlak ile başlar, diğer değerler sistemi bunun üzerine inşa edilir. Aslında; her birimiz erdemlerden konuşuyoruz ama farklı anlamlar yüklüyoruz. Birbirimizi anlamamız için ortak bir dil oluşturmamız gerekiyor. 

İNSAN; ORTA BİR DENGEDE YAŞAMALI, ERDEMLİ BİR HAYAT SÜRMELİ

SORU: Bu yıl Dünya Etik Günü’nün teması Aristo… Neden? Aristo’nun etik anlayışı bize ne öğretiyor?

25 Mayıs Dünya Etik Günü’nde bu yıl Aristo’yu anarak kutlayacağız. Aristo; ‘İnsan orta bir dengede yaşamalı, erdemli bir hayat sürmeli. Erdem; eksiklik ve fazlalıktan kurtulmuş bir üst ortadır’ der.

Ayrıca; bu yaşamı oluşturmak için teori ve pratiğin armonisinden bahseder. Kişinin tüm düşünce, duyum, duyumsamaları ve eylemlerini orkestradaki enstrümanlar olarak kabul edersek, bilincinin ise orkestranın şefi olması gerektiğini vurgular.

Aristo; insanın eyleminin türü ne olursa olsun, amacının iyi olduğunu savunur. Der ki; ‘İnsan mutlu bir hayat sürmek için: ister tohum eksin, ister bilim çalışsın, ister müzik yapsın hiç fark etmez; ne yapıyorsa tüm eylemleri bir iyiyi amaçlamak içindir’ der.

Mutluluğun ne olduğunu irdeler ve insana özgü mutluluğun peşine düşer. İnsana özgü mutluluğun kişilere göre değişken olamayacağını söyleyen Aristo, insanın ortak bir paydada buluşması gerektiğini ve insana özgü mutluluğun erdemlerde olduğuna inanır.

 

ERDEMLİ YAŞAM TARZI, BAZI KİŞİLERE ARMAĞAN VEYA ÖDÜL OLARAK VERİLEN BİR YAŞAM BİÇİMİ DEĞİLDİR!

SORU: Erdemli bir hayat sürmek için ne yapmamız gerekiyor?

Önce kendimizi tanımamız gerekiyor. İç dünyamızdaki armoniyi her kişinin kendisinin oluşturabilmesinin nasıl mümkün olacağı konularında dikkatimizi; iki önemli bakış açısına yönlendirmeliyiz. Bunlardan ilki; ahlaki erdemler, gelenek, evrensel olan değerler sistemi, pratik uygulama konusudur. Bu da; alışkanlıklardan doğar.

İkinci önemli bakış açısı ise; entelektüel erdemlerdir. Bu da; arzular ve isteklerden kaynaklanır. Bir öğretiden doğar.

Erdemli yaşam tarzı, bazı kişilere armağan veya ödül olarak verilen bir yaşam biçimi değildir! Uzun bir çıraklık döneminin sonucunda ulaşılan bir bilinçli yaşam düzeyidir. İnsanın kendi potansiyellerini kullanabilmesi için sahip olduğu araçları tanıması gerekmektedir. Kendini bulması, bilmesi, yönetmesi ve alt arzulara hükmetmesi, erdemli eylemlerin yaşamına yön vermesini sağlar.

Bizim amacımız da; insanları birleştiren ortak değerleri geliştirmek, geçmişte ve günümüzde bu ortak değerleri kendine amaç edinmiş felsefi hareketlerin ruhunu kendinde taşımaktır. Dernek olarak kendimizi tanımlarken kullandığımız ‘Yüksektepe’ kelimesi, her insanda var olan, kendini yaşamı ve onların yasalarını tanımak isteyen filozofu simgeler.

Her insanın içinde uyuyan bir filozofu vardır. İnsani varlıklar olarak asıl hedefimiz uyuyan bu filozofu uyandırarak, tüm hareketlerimizi bilge olan aracımızın yönetmesini sağlamaktır.

 

TEK BİR SEFER DEĞİL, SÜREKLİ ERDEMLİ OLMALIYIZ

Bugün birbirimizi anlamakta zorlanıyoruz. Çünkü kavramlara farklı farklı anlamlar yüklüyor ve diyalog kuramıyoruz. İletişim ve birlikte armoni içinde mutlu yaşamın yolu, erdemli bir hayat sürmeyi amaç edinebilmektir. Bunun da birkaç kez yada canımız istediği zaman erdemli olup, istemediği zaman içimizdeki hayvan bedene yönetimi teslim ederek olmayacağını anlamamız gerekiyor.

Aristo; ‘İnsan iyi olmalıdır. İyi’nin başka sıfata ihtiyacı olamaz’ der. Erdem tek başına iyidir ve asla yalan kabul etmez. Erdemli yaşamayı alışkanlık haline getirmeliyiz. Yanlış olan bir şeyi bir defa bile yapmamalıyız.

 

ARTIK MADDİ ZENGİNLİK BİZİ MUTLU ETMİYOR

SORU: 21. yüzyıl çıkar yılı… Çıkar söz konusu olduğunda da etiği yok sayıyoruz. Çıkar-kazanç ilişkisi mi toplumu bu hala getiriyor?

Değerler sistemimizi; çocukluktan başlayarak, yeniden konuşmamız gerekiyor. Sadece maddi zenginlik bizi mutlu ediyor mu? Aslında etmiyor. Gelişmiş ülkelerde, yaşam standartları yüksek insanlar dahi günümüzde yeniden felsefenin ışığında daha kaliteli bir hayat arayışı içinde. Çünkü insan zenginliği sadece maddi zenginlikte bulamıyor. Asıl zenginlik değerler sisteminde. Üstelik bu kimsenin elinizden alamayacağı bir zenginlik.

 

SİSTEME FELSEFE İLE KARŞI KOYMA ARAYIŞINDAYIZ

SORU: Değerleri yaşayacak, yaşatacak alan bulamıyoruz! Sistem derleri yaşatmayı kabul etmiyor! Bunu nasıl aşacağız?

Platon der ki; ‘sistemler ne olursa olsun, onlar insanın uygulaması ile var olurlar. İnsandaki uygulama kötüye doğru gittiğinde de sistem bozulur’ der.

Sisteme karşı durabilmek için günümüzde yeniden felsefeye ihtiyaç duyuyoruz. Zaten felsefe günümüzde hak ettiği yerde değil, nedeni ise yozlaşmak…

Ve şimdi ‘insan olarak bu kadar olamayız’ diyerek, felsefeye yeniden ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü daha iyi bir dünya istiyoruz. Sorunlara çözüm üretmek için kendimizi iyileştirmenin yollarını felsefe ile arıyoruz. Doğru düşüncenin kılavuzluğu ile hareket etmek istiyorsak ve felsefi bir zihinle hareket etmek istiyorsak da, çok zengin bir mirasa sahibiz. Tüm dünya insanları olarak da bize bırakılmış ayak izlerini takip edersek daha kolay yol alabiliriz.

Yaşamımızda büyük bir amaç ya da ideal olması gerekiyor. Eğer bir ideal ve hedefimiz olursa buna ulaşmak için eylemlerimizde bir yaşam prensibi ile yönlendirebiliriz. Eğer bir ideal, ortak bir amacımız yok ise günlük ani tepkilerle oluşan yardımseverlikler, kısa süreli eylemler ile sınırlanırız.

Bu yüzden daha iyi bir dünya bütün insanların görevi olmalı, yani hissetmeli… Beğenmediğimiz şeyleri yıkmak yerine ‘ne yapabilirim sorusunu’ hatırlatmalıyız.

 

EVRENSEL KARDEŞLİK FİKRİNİ OLUŞTURMALIYIZ

SORU: Toplum tehlikeli bir gidişat içerisinde İnsanlık adeta var oluş nedenini unutur vaziyette… Siz nasıl görüyorsunuz tabloyu?

Tehlikeli bir süreç yaşıyoruz ama olumsuzlulukları konuşmak yerine çözümler üzerinde durmak gerekiyor. Evrensel erdemleri bilmeli ve yaşatmalıyız. Günlük hayatta uygulamalıyız. Hareketlerimize; doğru bilginin, yüksek fikirlerin, yüksek duyguların yön vermesini sağlamalıyız. Evrensel kardeşlik fikrini oluşturmalıyız. İnsanoğlunun tek ana vatanı dünya gezegenidir. Dünya gezegenin insanları olarak bir ortak evrimsel kader birliğimiz var.

Biz Anadolu insanı olarak; çok büyük kültürlerin, imparatorlukların, medeniyetlerin köklerine sahibiz. Keşke onların altınları aramak yerine, felsefelerini anlamaya çalışmalıyız. 


   

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 




  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2024 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA