MARİNA’YA YARGIDAN YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI


Marina özelliğini yitirip alışveriş merkezine dönüşen yapısı ile eleştiri oklarının hedefi haline gelen Mersin Yat Limanı’nda ki kaçak yapılaşmaya yargı ‘dur’ dedi!





HEDİYE EROĞLU

Dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından 2011 yılında hizmete açılan Mersin Yat Limanı aradan geçen 7 yılda Marina özelliğini yitirip alışveriş merkezine dönüşen yapısı ile eleştiri oklarının hedefi haline geldi.

Ancak özellikle kaçak yapılaşma ile büyüyen Marina’ya kent sakinlerinin tepkisi her geçen gün arttı ve konu 1,5 yıl önce yargıya taşındı.

E. G. isimli vatandaş Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Mersin Valiliği’ni dava ederek, Marina’daki kaçak yapılaşmanın durdurulması için hukuk mücadelesi başlattı. Mersin 2. İdare Mahkemesi’ne açılan davada, ilk olarak yürütmenin durdurulması talep edildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın da müdahil olduğu davada geçtiğimiz günlerde keşif yapıldı. Keşfin ardından gerçekleşen duruşmada bilirkişi heyetinin marina ile usulsüzlüklere dikkat çektiği görüldü.

RUHSAT HUKUKA AYKIRI

E.G’nin avukatı Derviş Ahmet Us, Mersin Yat Limanı’nda yapılan tadilatlar ve ilave inşaatlar için verilen 17.11.2017 tarih ve 2017/4 sayılı yapı ruhsatının ve ruhsatın dayanağı olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 08.07.2013 tarih ve 10758 sayılı işlemi ile onaylanan Mersin İli, Yenişehir İlçesi, 1/1000 ölçekli yat limanı imar planı plan notu değişikliğinin; hukuka, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğunu savundu. Derviş Ahmet Us, değişiklik öncesi onaylı yat limanına ait plan kararlarının sürekliliği ile sosyal ve teknik alt yapı dengesini bozucu nitelikte olduğunu ileri sürerek iptali ve yürütmesinin durdurulmasını istedi.

BAKANLIK İDDİALARI REDDETTİ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı avukatları iddiaları kabul etmezken, “Dava konusu imar planı kararı ile yapılan düzenlemeler kapsamında, plan değişikliği öncesinde E:0,05 olan emsal değerinin, E:0,10 olarak yeniden belirlendiği, değişiklikte kıyı mevzuatına aykırı bir durumun söz konusu olmadığı, söz konusu emsal artırımının nüfus yoğunluğunun artışına yol açmadığı, plan ana kararları ve sosyal teknik altyapı dengesini bozucu bir nitelik taşımadığı, davanın ve yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır” savunması yaptı.

VALİLİK DE MARİNAYI SAVUNDU!

Mersin Valiliği avukatları da; dava konusu işlemlerin, mevzuata kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun ve haklı sebeplere binaen tesis edildiğini savunarak, “1/1000 ölçekli Mersin-Yenişehir kıyı dolgu alanı imar planı plan notu değişikliğinin 08.07.2013 tarih ve 10758 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işlemi ile onaylandığı, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2/h maddesi uyarınca mezkur plan notu değişikliği ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda bazı bloklarda yapılacak tadilatlar ile yeni yapılacak bazı inşaatlar için yapı ruhsatı düzenlenmesinin uygun bulunduğu, dava dilekçesinde davacı tarafından ileri sürülen iddiaların mesnetsiz olduğu belirtilerek davanın ve yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır” savunması yaptı.

İŞTE BİLİRKİŞİ RAPORU!

Mahkemede geçtiğimiz günlerde marinada keşif yapan bilirkişi heyetinin raporu kararda büyük rol oynadı. Raporda yer alan şu ifadeler dikkat çekti; “….Mersin Yat Limanı’nı kapsayan alana ait 1/1000 ölçekli Mersin-Yenişehir kıyı dolgu alanı imar planında 08.07.2013 tarih ve 10758 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işlemi ile plan notu değişikliği yapıldığı, söz konusu plan notu değişikliğine istinaden Mersin Yat Limanında yapılacak tadilatlar ve ilave inşaatlar için davalı Mersin Valiliği'nce 17.11.2017 tarih ve 2017/4 sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği, davacı tarafından anılan yapı ruhsatı ile dayanağı plan notu değişikliği işlemlerinin hukuka, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu, değişiklik öncesi onaylı yat limanına ait plan kararlarının sürekliliği ile sosyal ve teknik alt yapı dengesini bozucu nitelikte olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü teknik yönden mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdiğinden, mahkememizin 22/05/2019 tarihli ara kararı uyarınca, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası hazırlanan ve 03/10/2019tarihinde mahkememiz kayıtlarına giren bilirkişi raporunda özetle; ‘... Mersin Yat Limanının, Mersin kentinin batı gelişme koridorunda yer aldığı, günümüzde alanda Yat Limanı olarak kullanılan bölüm ile birlikte çeşitli nitelikte ve farklı kullanımlara yönelik ticaret amaçlı kullanılan yapıların bulunduğu, alanın, 1980’li yıllarla birlikte Mersin’in göstermiş olduğu hızlı gelişme ve yayılma süreci sonucunda, 2000’li yıllarla birlikte yerleşik alanın parçası haline geldiği, Mersin Yenişehir Kıyı Dolgu Alanı Planı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 19.09.2002 tarihinde onaylandığı, plan raporunda, planın, kentin batı bölümündeki dolgu alanı ile yat limanını kapsadığının belirtildiği, dolgu alanının uzunluğu 5500 metre iken alan büyüklüğünün 71,8 hektar olduğu, raporda ayrıca, alanın 23,4 hektar büyüklüğündeki bölümünde sahil yolu yapılması amacıyla imar planının Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 28.08.1985 tarihinde onaylandığı ifade edildiği, plan raporunda belirtildiğine göre alandaki yat limanı inşaatının 1993 yılında başladığı, dava konusu bölgede bir kıyı dolgu alanı üretilmesine yönelik çalışmalar kapsamında ilk imar planlarının, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 28.08.1985 tarihinde onaylandığı, ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin 20.12.1996 tarih ve 83 sayılı kararı ile onanmış olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve Yenişehir Belediye Meclisi’nin 21.02.1995 tarih ve 16 sayılı kararı ile onanmış 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında dava konusu alanın kullanımının Yat Limanı olarak belirlendiği, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 19.09.2002, 06.06.2003 ve 23.11.2004 tarihlerinde onaylanmış Mersin Yenişehir Kıyı Dolgu Alanı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında inşaat alanı E=0.05 yapı yoğunluğu katsayısı ile, yapı yüksekliği ise 4.50 metre, asma kat yapılması durumunda 5.50 metre ile sınırlandırıldığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 19.09.2002, 06.06.2003 ve 23.11.2004 tarihlerinde onaylanmış Mersin Yenişehir Kıyı Dolgu Alanı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ile karşılaştırıldığında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından 08.07.2013 tarihinde onaylanmış dava konusu plan notu değişikliği ile birlikte Yat Limanı’ndaki yapılaşma yoğunluğu katsayısı E=0.05’ten E=0.10’a, yapı yüksekliği 4.50/5.50 metreden 6.50 metreye artırıldığı, bu duruma ek olarak, dava konusu plan notu değişikliği ile Yat Limanı’nda konaklama tesisi inşa edilebileceği, konaklama tesisinin inşa edilmesi halinde yapının yoğunluğunun Yat Limanı’ndaki toplam yoğunluğun 0.20’sini aşamayacağı belirtildiği, bu durumda konaklama tesisi yapılması durumunda tesisin yapı yoğunluğu, toplam yapı yoğunluğunun (E=0.10) 0.20’si olan E=0.02 katsayısı ile sınırlandırılacağı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından 08.07.2013 tarihinde onaylanmış dava konusu plan notu değişikliğinin, Mersin Yenişehir Kıyı Dolgu Alanı 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı’nda gerçekleştirildiği, plan kademelenmesine göre, bu planın üst ölçekli planının, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 19.09.2002, 06.06.2003 ve 23.11.2004 tarihlerinde onaylanmış Mersin Yenişehir Kıyı Dolgu Alanı 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı olduğu, 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı’nda Yat Limanı’ndaki yapı yoğunluğu E=0.05 katsayısı ile yapı yüksekliği 4.50 metre, asma kat yapılması durumunda 5.50 metre ile sınırlandırılırken, dava konusu plan notu değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, alandaki yapı yoğunluğu E=0.10 katsayısı ile, yapı yüksekliği ise 6.50 metre ile sınırlandırıldığı, ayrıca, 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı’nda Yat Limanı’nda yer alacak işlevler arasında konaklama tesisine yer verilmezken, dava konusu plan notu değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, Yat Limanı’nda konaklama tesisi inşa edilebileceğinin belirtildiği, bu durumda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından 08.07.2013 tarihinde onaylanmış, Mersin Yenişehir Kıyı Dolgu Alanı 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı plan notu değişikliği ile bu planın üst kademe planı olan, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 19.09.2002, 06.06.2003 ve 23.11.2004 tarihlerinde onaylanmış Mersin Yenişehir Kıyı Dolgu Alanı 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı plan notlarında Yat Limanı’na ilişkin yapı yoğunluğu ve yapı yüksekliği ile işlevsel kararlar arasında tutarsızlık oluştuğu, plan kademeleri arasında süreklilik ve bütünlük sağlanamadığı, dolayısıyla, plan kademelenmesi ilkesi kapsamında, Mersin Yenişehir Kıyı Dolgu Alanı 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı ile Mersin Yenişehir Kıyı Dolgu Alanı 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı arasında planlama ilkeleri ve şehircilik esasları ile kamu yararına uygun bir yaklaşım benimsenmediği, arazi kullanım ve yapılaşma kararları yönünden: Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’te belirtilen temel ilke ve esaslar göz önünde bulundurulduğunda, kıyı alanlarında gerekli görüldüğü durumlarda yat liman alanlarının planlanabileceği ve inşa edilebileceğinin belirtildiği, Kıyı Kanunu, Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ve Deniz Turizmi Yönetmeliği’nde yer alan tanımların, Yat Limanı kullanımına ilişkin ortak özellikler göstermekte olduğu, buna göre Yat Limanının, temel olarak yatların bağlanmasını sağlayan alanlar olduğu, bu alanlarda yatlar, deniz ve çevrenin olumsuz koşullarından yalıtılmış, güvenli ve korunaklı bir şekilde bulunabilecekleri, tanımlarda dikkat çeken diğer bir özelliğin, Yat Limanı’ndaki yatların gereksinimlerini karşılamaya yönelik teknik, idari ve ticari birimler vb. destek birimlerinin yer alabileceği, söz konusu destek birimlerine ek olarak Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’te Yat Limanı alanında konaklama tesislerinin de yer alabileceğinin belirtildiği, tanımından da anlaşılacağı gibi, içerik ve kapsam olarak bir Yat Limanı’nda teknik hizmet alanı, idari hizmet alanı ve yat kullanıcılarının gereksinimlerini karşılamak üzere ticaret alanı kullanımları yat limanı kullanımının tamamlayıcıları niteliğinde olduğu, ayrıca, çeşitli tanımlarda konaklama tesislerinin de söz konusu tamamlayıcılık ilişkisi içinde tanımlandığı, ancak konaklama tesislerinin, söz konusu tanımlamalarda temel olarak turizmin geliştirilmesine yönelik olarak göz önünde bulundurulduğu, bu çerçevede, dava konusu planlarda teknik, idari ve ticari birimler vb. Destek birimlerinin yanı sıra konaklama tesislerinin öngörülmesinin Kıyı Kanunu, Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ve Deniz Turizmi Yönetmeliği’nde Yat Limanı’na yönelik geliştirilen tanımlarla uyumlu olduğu, dava konusu edilen durumun, alandaki yapılaşma koşullarına yönelik olduğu, dava konusu alanda öngörülen Yat Limanı, Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 13. maddesinde belirtildiği gibi ‘Kıyıda ve Doldurma ve Kurutma Yoluyla Kazanılan Arazilerde’ bulunan ‘Kıyıda Yapı’ olduğu, kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’te 14. maddede Doldurma ve Kurutma Yoluyla Arazi Kazanma başlıklı bölümde doldurma ile elde edilen alanlardaki yapılaşma koşullarının tanımlandığı, Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’te yapılaşma koşullarına ilişkin hükümler göz önüne alındığında, dolgu alanı olan Mersin Yat Limanı Alanı’nda yapı yoğunluğunun E=0.03 ile, yapı yüksekliğinin ise 5.50 metre ile sınırlandırılması gerektiğinin ortaya çıkmakta olduğu, konaklama tesislerine yönelik ise istisnai bir durum tanımlandığı, alanda konaklama tesisi inşa edilmesi durumunda bu yapıların yükseklikleri 6.50 metre olabileceği ve bu yapıların yoğunluğunun, alandaki toplam yapı yoğunluğunun 0.20’sini geçemeyeceği, konaklama tesislerine yönelik dava konusu plan notu değişikliği ile öngörülen koşullar, Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygunluk sağlarken, dava konusu plan notu değişikliği ile Yat Limanı’na yönelik öngörülmüş yapı yoğunluğu katsayısı (E=0.10) ve yapı yüksekliği (6.50 metre) koşullarının ise Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygunluk sağlamamakta olduğu, diğer yandan, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 19.09.2002, 06.06.2003 ve 23.11.2004 tarihlerinde onaylanmış Mersin Yenişehir Kıyı Dolgu Alanı İmar Planı’nda yapı yoğunluğunun E=0.05 katsayısı ile sınırlandırıldığı göz önüne alındığında dava konusu plan notu değişikliği ile ek olarak E=0.05 (0.10-0.05=0.05) katsayısı öngörüldüğü, eklenen 0.05 oranındaki inşaat alanının 0.02 oranındaki bölümünün, Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre konaklama tesisi olarak kullanılması olanaklı iken, geriye kalan 0.03 oranındaki bölüm konaklama tesisi amacı dışında kullanılacağı, bu durumun, planın kendi amacı ve gerekçesi ile tutarsızlık oluşturmakta olduğu, konaklama tesisi olarak kullanılmayacak bölümün hangi amaçla kullanılacağının açıklanması, bu yönde gerekçelerin ortaya konması gerektiği, ayrıca, alana erişim temel olarak bireysel araçlarla sağlanmakta olduğu ve Yat Limanı içinde oldukça geniş alanda otopark alanları oluşturulduğu, dava konusu plan değişikliği ile artan yapı yoğunlukları sonucunda alana erişim sağlayan kişi sayısı ve dolayısıyla araç sayısında artış olacağı, dava konusu plan değişikliği öngörülen yapı yoğunluğu artışı ile alanda oluşacak yeni kullanım alanlarının kaç kişilik bir ek kullanıcıyı alana çekeceği, bu çekimin alanın yakın çevresinde nasıl bir trafik akışı sağlayacağının ve ulaşım sisteminin artacak bireysel taşıt sayısından nasıl etkileneceğinin irdelenmediği de görülmekte olduğu, bu yönde bir kentsel teknik altyapı etki değerlendirme incelemesi yapılması gerektiğinin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 26. maddesinde bir ilke olarak belirtildiği, bu çerçevede, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından 08.07.2013 tarihinde onaylanmış dava konusu plan notu değişikliği ile öngörülen yapı yoğunluğu değerlerinin, plan raporunda belirtilen amaç ve gerekçeler ile tutarsızlık oluşturmakta olduğu, konaklama tesislerinin inşa edilmesine yönelik gerçekleştirildiği ifade edilen plan notu değişikliği ile konaklama tesislerinin gerektirdiği yapı yoğunluğunun üzerinde bir yapı yoğunluğu değeri öngörüldüğü, ayrıca, dava konusu plan notu değişikliği ile öngörülen yapı yoğunluğu ve yapı yüksekliği değerleri ile Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerinde belirtilen yapı yoğunluğu ve yapı yüksekliği değerleri arasında uyumsuzluk bulunduğu, dava konusu plan notu değişikliği ile öngörülen değerlerin, Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerinde belirtilen değerleri aşmakta olduğu, plan notu değişikliğinin hazırlanması sürecinde ise alanın çevresiyle kurduğu ilişkinin göz ardı edildiği, bu yönüyle Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 26. maddesine uygun olmayan bir tutum geliştirildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından 08.07.2013 tarihinde onaylanmış dava konusu plan notu değişikliği ile öngörülen yapı yoğunluğu koşullarına (E=0.10) göre Mersin Yat Limanı’nda toplam 20981,70 m2 büyüklüğünde bir inşaat alanına izin verildiği, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelere dayalı olarak yapılan hesaplamaya göre, mimari projeler ve dava konusu yapı ruhsatları ile Mersin Yat Limanı’nda toplam 20926,84 m2 büyüklüğünde bir inşaat alanı tasarlandığı, dolayısıyla, dava konusu yapı ruhsatları, toplam inşaat alanı temelinde dava konusu plan notu değişikliği ile öngörülen yapılaşma koşullarına uygunluk sağladığı, bu çerçevede, dava konusu yapı ruhsatlarının dava konusu plan notu değişikliği ile öngörülen yapılaşma koşullarına uygunluk sağladığı, ancak dava konusu plan notu değişikliği ile öngörülen yapı yoğunluğu ve yapı yüksekliği temelinde Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine ve öngörülen yapılaşma koşullarının çevresinde oluşturacağı etkinin incelenmesi temelinde Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 26. maddesine uygun olmayan bir tutum geliştirildiği, ayrıca dava konusu plan notu değişikliğinin plan kademelenmesi ilkesi çerçevesinde üst kademe 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile tutarlık sağlamadığı, bundan dolayı planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararına uygun olmadığı,..’ yönünde görüş belirtilmiştir”.

YÜRÜTME DURDURULDU!

Bilirkişi raporunda yer alan tespitleri yeterli ve hükme esas alınabilecek nitelikte kabul eden mahkeme heyetinin kararında; “Plan notu değişikliği yukarıda açıklanan gerekçe ile hukuka aykırı bulunduğundan, hukuka ve mevzuata aykırı olarak yapılan plan notu değişikliğine dayanılarak düzenlenen dava konusu yapı ruhsatının da hukuka ve mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer yandan, dava konusu plan notu değişikliğine istinaden düzenlenen yapı ruhsatına konu inşai faaliyetlere başlanılması sonucunda telafisi imkansız zararlar ortaya çıkabileceği de açıktır.

Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemlerin, uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmesinin durdurulmasına, kararın tebliğini izleyen tarihten itibaren 7 gün içerisinde Konya Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere, 07/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi” denildi.

   

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA