SİYASET EKONOMİ SAĞLIK EĞİTİM YAZARLAR ÇEVRE SPOR
 
 
 
 

MEܒYE BASKI TEPKİSİ!


Eğitim -Sen Mersin Şubesi’nden Mersin Üniversitesi yönetimine ‘baskı’ tepkisi geldi. Sendika Şube Başkanı Sinan Muşlu, KHK ile işlerinden uzaklaştırılan akademisyenlere yönelik baskılara, “Yılmayacağız!” yanıtı verdi.





GİZEM EKİCİ

Eğitim -Sen Mersin Şube Başkanı Sinan Muşlu, sendika binasında bir basın açıklaması yaparak, Mersin Üniversitesi yönetimini eleştirdi. Açıklamaya: MEÜ yönetimi tarafından geçen hafta sözleşmesi imzalanmayan Dr. Öğretim Üyesi Ertan Zereyak ile Barış Bildirisine imza attığı için MEÜ'den ihraç edilen ancak 5 Kasım'da beraat eden İktisadi ve İdari Bilimlerden Prof. Atilla Güneş de katıldı.

“YILMAYACAĞIZ!”

Yüksek Öğretim Kurulu ve üniversite yönetimlerine seslenen Başkan Muşlu, “Türkiye üniversitelerinde özgürce bilimsel bilgi üretmek, hakikati aramak, sanat ve felsefe üretmek yasaktır! Bugün Türkiye üniversitelerinde serbest olan tek şey, siyasi iktidarca makbul görüleni üretmektir! Çünkü Cumhurbaşkanı tarafından doğrudan atanan rektörlerce yönetilen, hukuku, akademik özgürlükleri yok sayan, akademik özgürlüklere, iş güvencesine, barışa ve demokrasiye sahip çıkan akademisyenleri ihraç eden, emekliye zorlayan, işten atılan araştırma görevlilerine işsiz kalmak dışında bir vaatte bulunmayan, tez ve araştırma konularına müdahale eden, öğrencilerini muhbirleştiren akademik üretimin kolektif bir emeğin ürünü olduğu gerçeğini ve dolayısıyla üniversitenin temel bileşenlerinden olan idari ve teknik personeli yok sayan, bir kuruma üniversite denemez” dedi.

Dekanların kendilerine yetkiler verdiklerini söyleyen Başkan Muşlu, “İktidarca makbul görülmeyen akademisyenlerin sözleşmelerinin yenilenmediği,  işten atılma ya da soruşturma geçirme korkusunun had safhaya çıktığı, para ile tez ve makale yazdırmanın mübah sayıldığı, akademik atama ve yükselme kriterlerinin sürekli değiştirildiği, öğrencilerin, herhangi bir sosyal ya da kültürel bir etkinliği yapabilmesinin fiilen yasaklandığı bir ortamda akademi var olamaz” diye konuştu.

Başkan Muşlu konuşmasının devamında, “Geçmişte Mersin’de kentle bütünleşme yolunda önemli bir noktaya kadar gelmiş olan Mersin Üniversitesi de atanmış rektörler marifeti ile kentten uzaklaşmış, topluma ve öğrencilere yabancılaşmış, korku ve şiddet ikliminin odağı haline getirilmiştir. Barış bildirisine imza atan ve bu imzacıların fikir hürriyetini savunan akademisyenleri önce hukuksuz bir şekilde kamu görevinden çıkaran üniversite yönetimi, 15 Temmuz darbe girişimi gerekçesiyle çıkarılan KHK’lara da bu akademisyenleri yazmışlardır. Görevden çıkarılanlar mahkeme kararı ile dönse bile ve hatta güvenlik soruşturmalarından geçmiş bile olsa KHK ile üniversitelerden ihraç edilmiştir” dedi.

“HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE GÖREV SÜRESİ UZATILMADI”

Özellikle Eğitim -Sen’li üyelere militanca tavırla yaklaşıldığını belirten Muşlu, “İki yıl önce hukuksuz bir şekilde görevine son verilen, daha sonra yargı yolu ile görevine geri dönen sendika üyemiz Dr. Öğretim Üyesi Ertan Zereyak’ın geçen hafta yine hukuksuz bir şekilde görev süresi uzatılmamıştır. Hocamız tekrar yargı yoluna başvurmuştur. Bütün bu atılma ve geri dönme pratikleri ile öğretim üyelerinin akademik çalışmalar için harcaması gereken zamanı mahkeme kapılarında geçirmesinin yarattığı zararın telafisi mümkün değildir. Hocamıza bireysel olarak yaşatılan bu hukuksuzluklar, üniversitenin çalışma ortamındaki ilişkilere de onarılmaz yaralar açmaktadır” dedi.

“TALEBİMİZDEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ, YÖK KALDIRILMALI”

Başkan Muşlu, kamuya duyurmaktan kaçınmayacaklarını söyleyerek şöyle devam etti; “Hukuksal ve sendikal mücadelelerimizden yılmayacağımızı, adil, demokratik, özerk, laik, bilimsel üniversite talebimizden asla vazgeçmeyeceğimizi, kötü yönetim uygulamalarını her fırsatta kamuoyuna duyurmaktan kaçınmayacağımızı ve sorumluların cezasız kalmaması için üzerimize düşen görevleri sonuna kadar üstleneceğimizi kamuoyuna bildiriyoruz. Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki, Türkiye üniversiteleri köklü bir dönüşüme ihtiyaç duymaktadır. Bunun ilk adımı ise YÖK’ün kaldırılmasından geçmektedir! Barış talep eden ya da sendikal faaliyetleri nedeniyle rektörlerin şimşeklerini üzerine çeken akademisyenleri, idari ve teknik personeli ihraç eden, haklarında her türlü nefret kampanyasını yürüten, cezaevlerine gönderen bir yönetim aklı ortadan kalkmalıdır. Talebimiz açık ve nettir! YÖK kaldırılmalı, ihraç edilen akademisyenlerin, idari ve teknik personelin kurumlarına geri dönme hakkı sağlanmalı ve itibarları iade edilmeli, üniversiteler demokrasinin, eşitliğin, özgürlüğün ve adaletin yaşam bulduğu kurumlar haline getirilmelidir! Siyasi iktidarın ve sermaye çevrelerinin çıkarlarına hizmet eden üniversite fikrinden vazgeçilmeli ve insan, toplum, doğa yararına üniversite fikri sahiplenilmelidir! Aksi halde bu yıkımın sürmesi ve daha ağır sonuçlar yaratması kaçınılmazdır”.

“EĞİTİM SEN ÜYESİ OLMAK SUÇ HALİNE GELDİ”

Dr. Öğretim Görevlisi Ertan Zereyak ise "Mersin Üniversitesi’nde Eğitim -Sen üyesi olmak bir suç haline getirilmiştir. Üniversitede bir kadroya başvuracaksanız Eğitim-Sen'den uzaklaşmanız gerekiyor. Başka bir sendika konfederasyonuna üye olmanız gerekiyor. Bu şekilde baskı görüyoruz. MEÜ yöneticilerinin yukarıya seslerini duyurmak için bu işleri yaptığını düşünüyorum" şeklinde konuştu.  

   

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2019 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA