SİYASET EKONOMİ SAĞLIK EĞİTİM YAZARLAR SPOR
 
 
 
 

KADRO DÜZENLEMESİ ELDEKİ PERSONELDEN DE ETTİ


Mersin Şehir Hastanesi’nde destek hizmetlerinde çalışan personelin kadro düzenlenmesi ile birlikte firmanın isteği doğrultusunda başka kurumlara tayin edildiği ortaya çıktı. Yetersiz olan personel sayısının daha da azaldığı bildirilirken; SES Şube Yöneticisi Filiz Çelebi ‘İş güvenliği’ uyarısı yaptı





Mehmet Nabi Batuk 

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi Eğitim Örgütlenme Basın Yayın ve Dış İlişkiler Sekreteri ve Onkoloji Hemşiresi Filiz Çelebi, Mersin Şehir Hastanesindeki personel yetersizliği sıkıntısın iyice ağırlaştığını açıkladı. Personel yetersizliği ve ağır iş koşulları ile sık sık gündeme gelen Mersin Şehir Hastanesi’ndeki son durumu gazetemize değerlendiren Çelebi, taşeron işçilerin kadroya alındığı süreçte; hastanedeki temizlik, oda ve taşıma desteği birimlerinde çalışan personelin hastaneden alınıp diğer kamu alanlarına tayin edildiğini aktardı. Daha fazla personel beklerken, destek personellerinden de olduklarını ifade eden Çelebi, Saat 23.00’den sonra yataklı servislerde hiçbir destek personelinin bulunmadığını sadece bir hemşire ile hastaların kaldığını ifade etti. Şehir Hastanesi’ndeki personel yetersizliğinin kabul edilemez bir boyutta olduğunu ifade eden Çelebi, hastane yönetiminin personel yetersizliği sorununu aşmak için ebe ve hemşirelere 24 saatlik ek nöbet sistemini dayattığını söyledi. 24 saatlik nöbetlerin bir insanın kaldırabileceği bir yük olmadığını ifade eden Çelebi, hastane yönetimi ve il sağlık müdürlüğü yönetimine iş güvenliği uyarısı yaptı.

“GECE SAAT 11.00’DEN SONRA İSE HİÇ PERSONEL BULUNMUYOR”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının taşeron işçilere kadro düzenlemesi ile destek hizmetleri personelinin, İl Sağlık Müdürlüğü, Toros Devlet Hastanesi ve okullara tayin ettirildiğini söyleyen Çelebi, bu durumdan en çok ebe ve hemşirelerin etkilendiğini kaydetti. Ebe ve hemşirelerin iş yükünün altından kalkılamaz bir noktaya geldiğini ifade eden Çelebi, “Kadroya geçiş süreci ile birlikte şehir hastaneleri özel bir işletme olduğu için kadrolu personel çalıştırmayacağını açıkladı. Bunun üzerine hastanede personel olarak çalışan arkadaşlarımızın çoğu dağıtıldı. Biz daha fazla personel beklerken elimizdeki personel sayımızda düştü. Örneğin hastane ilk açıldığında her blokta 1 taşıma, 1 oda destek ve 1 temizlik görevlisi olmak üzere 3 personel varken şimdi biz bunların bir tanesine hasret kaldık. Gece saat 11.00’den sonra ise hiç personel bulunmuyor. Böylelikle işimizi kolaylaştıran destek personellerimiz bile elimizden gitti. Hastanede tamamen tek başımıza kaldık” dedi. 

ACİL DURUMLARDA HEMŞİRELER GÜÇLÜK YAŞIYOR
Günümüzde yataklı servislerde bir hemşirenin sorumlu olduğu 24 hastaya hiçbir destek personel olmadan hizmet vermeye çalıştığını ancak bu durumun birçok soruna zemin hazırladığını ifade eden Çelebi şöyle konuştu: “Örneğin sorumlu olduğumuz bir hastanın eks durumu ile karşılaştık. Böyle bir durumda benim en az iki kişi ile ölüm kalım savaşı veren bu hastaya müdahale etmem hem personellere güç verir hem de onları korur. Hastaya koordineli bir şekilde hızlı müdahale edersiniz. Ama tek çalışmaya devam edersek sağlıkta şiddet oranları yükselmeye devam edecek. Çünkü yaşadığınız büyük acılar karşısında tek kalıyorsun ve destek alabileceğin hiç kimse olmuyor.” 

 “HASTANEDE BİR HASTAYA GİDEBİLMEK İÇİN GÜNLÜK 2-4 KİLOMETRE YOL YÜRÜYORUZ”
Sözlerinin devamında iş yüklerini ağırlaştıran diğer nedenlerden de bahseden Çelebi, özellikle ebe ve hemşire çalışanlarının nöbet sırasında çok fazla yıprandığının altını çizdi. Bir gün görev sırasında bir hesaplama yaptığını belirten Çelebi, elde ettiği istatistikleri şöyle özetledi: “Bir gün şehir hastanesinde sorumlu olduğum en uzak hastaya olan mesafemi hesapladım. Çünkü siz 24 kişilik bir serviste tek başınasınız ve orada size destek verebilecek başka kimse yok. Burada bir hemşire olarak en uzak hastama olan mesafem 56 adımdan oluşuyor. Bu adımları hesapladığınızda bir hastaya gidebilmek için günlük 2-4 kilometre yol yürümek demektir. Bu örneği katıldığım her yerde anlatıyorum ki orada neler yaşadığımız görünür olsun.”

DENETİMLERİN İÇİ BOŞ
Hastanede bilgisayarlar üzerinden yapılan işlem yükünün arttığını da vurgulayan Çelebi, “Gerçek anlamda oturup o bilgisayarlardaki işlemleri yapacak olsak koskoca servisteki bir hemşirenin tüm çalışma süresinde sadece buna odaklanması lazım. Ne yazık ki bizim ülkemizde sağlık hizmetlerindeki kalite sadece görsellerden ölçülüyor. Burada sağlık hizmetinin kalitesi değil de nasıl belgelendiği dikkate alınıyor. Bir denetim geçirdiğimizde de ilk olarak bilgisayar verilerini kontrol ediyorlar. Denetimlerde sadece bilgisayar üzerinde doldurulması gereken evraklar soruluyor. Yani burada sen hastaya ne kadar zaman ayırıyorsun, hastanın tedavisi zamanında yapılabiliyor mu gibi gerçekçi sorular sorulmuyor. Kaldı ki ben onkoloji bölümünde çalışıyorum ve burada yatan hastalarımızın en çok psikolojik desteğe ihtiyaçları var. Ama burada bize bunları soran kimse yok. Bize sadece kaliteye dayalı evraklar dolduruldu mu? Bu evraklar ne kadar sürede dolduruluyor? Kaç günde bir yenileniyor? Gibi sorular soruluyor” dedi. 

ÇALIŞANLARA HAFTASONU NÖBETİ TEHİDİDİ İLE 24 SAATLİK EK NÖBET Mİ DAYATILDI?
Hastane yönetiminin hekim, ebe ve hemşirelere ilgili mevzuatta olmamasına rağmen ek olarak 24 saatlik ek bir nöbet sistemi dayatıldığını ifade eden Çelebi, “Türkiye’deki ilgili çalışma yasalarına göre bir çalışanın 24 saat nöbet tutturulması yasal değil. Ama hastane yönetimi bu durumu yasal bir hale getirmek için çalışanlarına bazı dayatmalar yaparak evrak imzalatıyor. Birçok arkadaşımız kanunen de aykırı olan bu belgeyi imzalamadı. Çünkü bu imza ile sağlık çalışanlarının ileride yaşayabileceği sorunlar karşısında dava hakkını da elinden almış oluyorlar. Sonra çoğu çalışan bu imzaları atmayınca şimdi de yeterli eleman olmadığı için bize hafta sonu mesailerini dayatıyorlar. Yani sağlık çalışanının hafta sonu olan bir günlük bir dinlenme hakkı da elinden alınmış durumda. Birçok arkadaşımız böyle bir dayatma ile karşı karşıya kaldığı için 24 saatlik bir nöbeti kabul etti. Çünkü hafta sonlarını eşi ve çocukları ile geçirmek istiyorlar. Ancak bu durumun birçok sakıncası var. Çünkü bu durum normal bir insan vücudunun kaldırabileceği bir yük değil” diye konuştu. 

24 SAAT AYAKTA KALDIĞINIZ ZAMAN HATA YAPARSINIZ
Mersin Şehir Hastanesi’ndeki 24 saatlik nöbet uygulamasının hem hekimlerde hem de sağlık personelinde oluşabilecek hatalı uygulamalara zemin hazırlayacağı uyarısı yapan Çelebi, sözlerine şu cümlelerle devam etti: “Bu ağır ve uzun süreli çalışma programı ileriki dönemlerde hem hekimler üzerinde hem de hemşireler üzerinde hatalara sebep olacaktır. Şuana kadar geri dönülemez bir hatayla karşılaşılmadı ama bu durum yaşanmayacağı anlamına da gelmiyor. Çünkü bir insan 24 saat boyunca ayakta kaldığı zaman hata yapmaya açık hale geliyor. Biz diğer 16 saatlik zorunlu nöbetlerimizde saat 16.00’da başlayıp ertesi gün sabah 8.00’e kadar sürüyor. Sabah kalkıp eve gittiğiniz zaman bile tamamen tükenmiş bir halde oluyoruz. Bu durumda ne evine ne çocuklarına ne de eşinize zaman ayıracak enerjiyi, psikolojiyi kendinizde bulamıyorsunuz.”

   

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


  HABERCİ GAZETESİ
 


  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2019 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA